tr usd
USD
0.06%
Amerikan Doları
48,46 TRY
tr euro
EURO
-0.02%
Euro
56,33 TRY
tr chf
CHF
-0.17%
İsviçre Frangı
59,75 TRY
tr jpy
JPY
0%
Japon Yeni
0,00 TRY
tr rub
RUB
-0.7%
Rus Rublesi
0,56 TRY
tr cny
CNY
0.05%
Çin Yuanı
7,22 TRY
tr gbp
GBP
0%
İngiliz Sterlini
65,62 TRY
tr eur-usd
EURO/USD
-0.08%
Euro Amerikan Doları
1,16 TRY
bist-100
BIST
-0.27%
Bist 100
14.112,89 TRY
usd gau
Petrol
1.78%
Brent Petrol
98,73 USD
gau
GR. ALTIN
0.01%
Gram Altın
6.860,79 TRY
btc
BTC
1.04%
Bitcoin
81.890,00 USDT
eth
ETH
1.3%
Ethereum
2.398,09 USDT
bch
BCH
2.81%
Bitcoin Cash
276,42 USDT
xrp
XRP
2.36%
Ripple
1,30 USDT
ltc
LTC
2.78%
Litecoin
59,59 USDT
bnb
BNB
1.99%
Binance Coin
725,92 USDT
sol
SOL
1.98%
Solana
103,94 USDT
avax
AVAX
0.76%
Avalanche
9,58 USDT
ada
ADA
0.7%
Cardano
0,22 USDT
dot
DOT
6.92%
Polkadot
1,15 USDT
doge
DOGE
1.71%
Dogecoin
0,08 USDT
shib
SHIB
1.72%
Shiba Inu
0,00 USDT

Türkiye’ye Yönelik Plastik Atık İthalatı Büyürken Çevresel Maliyetler Hızla Artıyor

Avrupa Birliği ve İngiltere'den gerçekleştirilen plastik atık ithalatında lider konumda yer alan Türkiye'de geri dönüşüm sektörü genişlerken, Akdeniz kıyıları ile tarım arazilerindeki mikroplastik kir

Türkiye'ye Yönelik Plastik Atık İthalatı Büyürken Çevresel Maliyetler Hızla Artıyor
Reklam Alanı

Avrupa Birliği ve İngiltere’den gerçekleştirilen plastik atık ithalatında lider konumda yer alan Türkiye’de geri dönüşüm sektörü genişlerken, Akdeniz kıyıları ile tarım arazilerindeki mikroplastik kirliliği kritik seviyelere ulaştı. Resmi veriler ve bilimsel araştırmalar, artan atık sevkiyatının yerel ekosistemler üzerinde ağır bir çevresel maliyet oluşturduğunu belgeliyor.

Atık İthalatındaki Arz Dinamikleri ve Pazar Büyüklüğü

Çin yönetiminin 2018 yılında küresel plastik atık girişini durdurmasının ardından tedarik zincirleri yön değiştirerek Türkiye pazarını öne çıkardı. Avrupa Komisyonu ile Basel Action Network kayıtlarına göre, geçtiğimiz yıl Birleşik Krallık ve AB ülkelerinden Türkiye’ye toplam 650 bin metrik ton civarında plastik atık sevk edildi.

Avrupa Birliği’nin 21 Kasım tarihi itibarıyla OECD dışı ülkelere yönelik atık ihracatını yasaklama kararı, OECD üyesi olan Türkiye’ye dönük sevkiyat hacmini daha da yukarı taşıma potansiyeli barındırıyor. Geri dönüşüm sanayicileri ise bu ticaretin üretim maliyetlerini düşürdüğünü, tekstil, ambalaj, imalat ve kâğıt sektörlerine ucuz ikincil hammadde sağladığını belirtiyor.

Almanya, İngiltere, İrlanda, Belçika ve Polonya gibi pazarlardan hurda plastik getiren Adana merkezli Kemaloğulları Plastik’in sahibi Mehmet Başak, operasyonel süreçlerine dair şunları kaydetti:

“Plastik atıkların yaklaşık yüzde 80’ini geri dönüştürüyoruz, kalanını ise yakıt olarak yakıldığı yerel bir çimento fabrikasına gönderiyoruz.”

Söz konusu ticaret hacminin yerel istihdama katkı sunduğunu ifade eden Başak, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü:

“İthalattaki artış işler için iyi olur ve binlerce Suriyeli mültecinin istihdam edilmesine yardımcı olur.”

Denetim Açığı ve Sınır Ötesi Çevre Riski

Avrupa Komisyonu tarafından eylül ayında yayımlanan incelemede; Türkiye’deki yerli ve ithal plastiklerin kontrolsüz yakma, vahşi depolama ve deniz kirliliği gibi ciddi çevresel riskler doğurduğu aktarıldı. Denetim ve idari yaptırımların artırılmasına karşın veri eksikliğinin izleme mekanizmalarını zayıflattığı ifade edilirken, ticari akışın sürmesi gerektiği kaydedildi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı konuya dair sessizliğini korurken, Komisyon yetkilileri OECD içi transferlerin takip edildiğini savundu. Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu Milletvekili ve eski AB Çevre Komiseri Virginijus Sinkevičius ise sevkiyat politikasını sert bir dille eleştirdi:

“Avrupa, ürettiği atığın sorumluluğunu almaktan kaçınırken dünyanın geri kalanından daha yüksek çevre standartları talep edemez. Şayet Avrupa’nın plastiği bir başkasının nehirlerini, toprağını veya topluluklarını kirletmekle sonuçlanıyorsa bu geri dönüşüm değildir. Bu, kirliliği taşerona devretmektir.”

Ekosistem ve Tarım Arazilerinde Artan Baskı

Reklam Alanı

Akademik çalışmalar kirliliğin coğrafi dağılımını somut göstergelerle doğruluyor. Deniz Kirliliği Dergisi’nde 2024 yılında paylaşılan analize göre, yeryüzündeki suların yüzde 1’ini oluşturan Akdeniz, dünya genelindeki mikroplastiklerin yaklaşık yüzde 7’sine maruz kalıyor. Günlük 730 metrik ton plastik sızıntısının yüzde 19,1’inden sorumlu tutulan Türkiye, 20’yi aşkın kıyı devleti arasında Mısır’ın ardından ikinci sırada bulunuyor.

Çukurova Üniversitesi’nin yürüttüğü araştırma, Adana’daki geri dönüşüm tesislerinin mansabındaki su kanallarında mikroplastik yoğunluğunun membaya kıyasla 132 kat fazla olduğunu ortaya koydu. Antalya’dan Adanalıoğlu Sahili’ne ve Seyhan Nehri sulama kanallarına uzanan kirlilik tarım havzalarına kadar yayılıyor. Adana’da tarım işçiliği yapan 38 yaşındaki Hasan Aktaş sahadaki durumu aktardı:

“Geçen hafta bir mandalina bahçesini ilaçlıyordum, püskürtücü aniden durdu. Filtreyi açtım ve küçük plastik parçalarıyla dolu olduğunu gördüm. Plastik her yerde. Bu konuda yapabileceğimiz hiçbir şey yok.”

Kuzey Kıbrıs Çevre Platformu mensubu Hasan Sarpten, atıkların deniz akıntılarıyla yayıldığını ifade ederek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Yaz boyunca kuzey Kıbrıs kıyılarına parçalanmış plastik vurmaya devam etti. Tam olarak nereden geldiğini hiçbir zaman bilemeyebiliriz. Bildiğimiz şey, Akdeniz’in kirliliği bir kıyıdan diğerine taşıdığıdır.”

Bölgede avlanan amatör balıkçı 46 yaşındaki Ahmet Takar ise canlı popülasyonundaki daralmayı şu sözlerle dile getirdi:

“Bir keresinde bir levreğin içinde küçük, turkuaz renkli bir plastik parçası buldum. Son yıllarda balık azaldı.”

Döngüsel Ekonomi Hedefleri ve İthalat Yasakları Talebi

Dünya çapında 2,5 milyar metrik tonu geride bırakan atık üretimine karşı Ankara, 2035 yılına kadar atık artış hızını yarıya indirmeyi taahhüt ediyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum haziran ayındaki demecinde hedefleri paylaştı:

“Sıfır atık ve metan azaltımını iklim eyleminin merkezine getirmeyi hedefliyoruz.”

Türkiye’nin geri kazanım oranının 2017’deki yüzde 13 seviyesinden 2025’te yüzde 37,5’e çıkarılması, 2035 vadeli projeksiyonda ise yüzde 60 oranına ulaşması öngörülüyor. Bakan Kurum eylül ayındaki açıklamasında şu bilgileri verdi:

“Türkiye’nin Sıfır Atık girişimi, Antalya’daki COP31 Eylem Gündemi’nin 10 öncelikli teması arasında yer alıyor ve 2035 Küresel Uygulama Hedefleri’ne dahil edilmiş durumda. Girişimin, dünya çapında geri dönüşüm ve döngüsel ekonomi uygulamaları için bir model teşkil etmesi bekleniyor.”

Öte yandan çevre örgütleri üretim kısıtlaması talep ederken, Çukurova Üniversitesi’nden deniz biyoloğu Sedat Gündoğdu sınır ötesi sevkiyatın tamamen durdurulması gerektiğini savundu:

“Geri dönüşüm için tek çözüm atık ithalatını yasaklamaktır. Her ülkenin başa çıkması gereken kendi atığı var. Eğer ihraç edemezlerse, kirliliği başka bir yere kaydırmak yerine bunu kendileri yönetmenin yollarını bulmak zorunda kalacaklar.”

Sorumluluk Reddi Beyanı:

Bu sayfada yer alan bilgi, analiz ve değerlendirmeler yatırım danışmanlığı kapsamında sunulmamaktadır. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yalnızca yetkili kurumlar tarafından, kişilerin finansal durumu ile risk-getiri beklentileri dikkate alınarak bireysel olarak verilmektedir. Buradaki görüş ve öneriler genel nitelikte olup, mali hedeflerinize veya risk profilinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, yalnızca bu içeriklere dayanarak alınacak yatırım kararlarının, beklentilerinizi karşılamayabileceğini unutmayınız.

Yorumlar kapalı.

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.